AŞK GÖRÜNMEDEN DE YAŞANIR…

ÇİĞDEM YALDIRAK

…AŞK GÖRÜNMEDEN DE YAŞANIR…

Aşk kalsın aramızda
Gizli saklı baş ucumuzda
Gizemli sözcükleri
Laf aramızda
Büyü bozulmasın
Yakınlaştıkça

Sen orada kal
Ben burada
Tutunalım
Uzaklaştıkça
Belki sen Ferhat
Ben de Şirin olurum
AŞKı
Başka türlü
Sevdiririz
Düşlerimizle…

Yürüdüğüm sokaklarda seni aradım,bulurum belki sandım. En geniş caddelere de baktım, çıkmaz sokaklarda da dolaştım.Yağmurun, çamurun içinde kaldım ama vazgeçmedim seni aramakla uğraştım.
Bulduğumda seni kaybetmemek, gözlerindeki nemi alıp, hüznünü kalbinden söküp çekmek için aradım. Yarım kalmış canına can olmak için yani CAN ile CANAN durabilmek için, bir kuşun kanatlarından biri sen, biri ben birlikte ne bir önde, ne bir geride aynı anda gökyüzünde kanat çırparak, enginleri de, yüksekleri de bir kuşun gözünde yeryüzünü birlikte görebilmek için aradım.
Karanlık bir ayazın içinde, gündüzün güneşli geçecek bir gününün hayaline kavuşabilecekmiş gibi aradım. Kayboldum başka bir şehirde, seni anınca buldum inanmak istemesen de…
Bedenim dursa da yerinde, ruhum bedenimden önce giderken sevdiğine, ruhum buluşmasın bedenden önce diye koşup takayım istedim biran önce bedenime…
Biliyor musun? Aç kalmadım hiç… Senin düşüncen besliyordu, dermansızlığım bile seni düşünmekle geçiyordu…
Sen nerelerde, hangi düşüncelerdeydin bilmem ama benim düşüncelerim tümüyle sende ve geziniyordu benimle birlikte…
Hiç tutmadığım ellerinden tuttuğumda, hiç görmediğim gözlerinin en içine doğru baktığımda, ha bir de bana doğru çekip kollarımda sardığımda, kalbinin ritmini düşünüyordum. Beni bağrına daha çok basacak mısın yoksa ittirip uzaklaştıracak mısın?
Yok hayır, ikincisini düşlemiyordum sadece aklımdan bir misal geçiriyordum.
Sokakları, caddeleri sisler sarıyorsa benim içimi de senin yoğunluğun sis gibi sarıyordu, üstelik boğulmuyordum aksine nefesimi açıyordum. Bir dağın zirvesine, ormanın güzelliklerine kavuşacak gibi arıyordum. Gönül sevdaya hiç durmadan koşarmış, bense sana koşmayıp uçuyordum.
Sonra bir rüzgar esti, bedenim öyle yerinden bir titredi… Depremin vakti geldi…
Oysa güneş açacak, her yer çiçek kokacak, kelebekler havada uçacak, içimde de çiğdemler uyanmayacak mıydı?.. Aralasam perdeyi, görecektim herşeyi…
Onca yolu, onca tutkuyu, onca koştuğum yolu vazgeçtim…
Seni buldum…
Seni bulduktan sonra vazgeçtim…
Peki, bulmak kaybetmekse…
Seni kaybetmekten korktum…
Seni yaşarken gerçekte
İçimde yaşayamamaktan korktum…
Belki senden, belki benden
Düşüncelerime oturmamandan korktum
Görünmeden sana, sessizce içimdeki duygularımı da alıp hep birlikte geriye döndüm, sana olan tutkum noktalanmasın adına…
Sonra dedim ki, bir şarkı eşliğinde;
“Seni Uzaktan Sevmek Aşkların En Güzeli, bu olsa gerek diye…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir