İZMİR OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ

NURİ ÖZMUT

İzmir Oyun ve Oyuncak Müzesi’ni sizlere tanıtmadan önce toplumda yaşayan her birey gibi ben de çocukken oyuncaklarla oynadım. Paylaşmak çok güzeldi. Hiç unutmadığım oyunlar; saklambaç, birdirbir, meşe ( bilye ) uzun eşek, yakan top, istop vb. oyunlar arasında yer alır. Ayrıca tahtadan el yapımı topaçlar vardı bilmem hatırlar mısınız? Sizi de çocukluğunuza biraz götürmek istedim. Ne kadar mutluyduk, huzurluyduk, coşkuluyduk…
Akşam ezan okunana kadar ailem bana dışarıda oynama izni veriyordu. Ne kadar güzel tatlı anılardı. Küçük oyuncak bir polis arabam vardı, hiç unutmuyorum… Pil ile çalışan, düğmesine bastığınızda ışıkları yanan ve ses çıkaran bir kırmızı arabam da vardı. Onunla oynamayı çok seviyordum. Onu bana annem almıştı. Sokakta oynamayı çok severdim. Akşamın olmasını hiç istemezdim. Tek kanallı tv dönemiydi. Çocukları yönelik bir tv programı yoktu. Şimdi ise günümüze geldiğimizde teknoloji çağında çocuklarımız internet kafelerin içinde hapsolmuşlar. Adeta kafesteki kuşlar gibi. Toplum açısından çocuklarımıza baktığımızda, evlerimizde devamlı bir çok tv kanalındaki bilgi içermeyen, eğitici – öğretici olmayan programları izliyorlar. Maalesef tablet, telefon, bilgisayarlarla saatlerini geçiriyorlar. Bilmiyorum farkında mısınız ama devlet hastanelerimizin içerisinde internetten tedavi merkezleri açıldı. Aslında durum çok vahim. Bilgisiz, merak etmeyen, sorup – sorgulamayan bireyler yetişiyor…
İzmir Oyun ve Oyuncak Müzesi, Avrupa Birliği destekli bir proje kapsamında yapılmış bir müzedir. Peki ya ne var İzmir Oyun ve Oyuncak Müzesi’nde.
Öncelikle girişinde yemyeşil çimenler ve karşısında muhteşem bir İzmir Körfezi manzarası var. Oradan Konak’a doğru Varyant’tan inerken sağımızda kalıyor. Çok güzel oyun oynayan çocuk heykelleri sizi çocukluğunuza götürüyor. Bu heykellere dokunsanız canlanacaklarmış gibi duruyorlardı. En son gittiğimde heykellerin yerinde olmadığını gördüm. Birkaç basamak merdiven çıkıp içeriye girdiğimizde Türkiye’nin çeşitli yörelerine ait bez bebekler, kağıt oyuncaklar, demirden arabalar, kuklalar, bir de Nuhun Gemisi’nin tasvir edildiği bir gemi var. Dünyanın birçok ülkesine ait bebekler bulunuyor. Bu bebekler özel koleksiyonlara ait bebeklerdir ve maddi değeri vardır. Bu bebeklerin içerisinde bir tanesi var ki benim dikkatimi çeken ilk gerçek saçlı bebek. Peki nedir gerçek saçlı bebek? 1920’li ve 1930’lu yıllarda batı ülkelerindeki yoksul kesimin geçimlerini sağlamak için kendi kızlarının saçlarını ve kendilerinin saçlarını oyuncak üreticilerine satıyorlardı. Ne kadar acı bir tablo düşünsenize…
Vitrindeki 1930 ABD yapımı bebeğin saçları gerçek kadın saçı olan porselen bebeklerin bir örneğidir ve hala iyi korunmuş durumdadır.
Müzeyi gezerken okuduğum Yunus Emre’nin şiirlerinden birinin dört mısrası aklıma geldi o an.

Kılavuz ol gönül bana
Gel gidelim Yardan yara
Canım kurbandır canana
Gel gidelim Dosta doğur…

OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ’NİN TARİHÇESİ

Konak Belediyesi’nin butik müzecilik anlayışının ilk örneği olan İzmir Konak Belediyesi Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi’nin temelleri 2004 yılında dünyaca ünlü seramik sanatçımız Ümran Baradan tarafından atılmıştır. Sanatçı dünyanın çeşitli ülkelerinden edindiği oyuncaklar ve düzenlediği yarışmalarda derece kazanan yetenekli çocukların yaptığı eserler ile bir koleksiyon oluşturmuştur. 17 Ocak 2010 tarihinde ise Sunay Akın’ın konsept danışmanlığında, var olan koleksiyon zenginleştirilerek Konak Belediyesi tarafından devralınmıştır.

Müze Koleksiyonu

Alt katın sergileme alanları ve üst katın etkinlik salonu olarak düzenlendiği müzemizde binden fazla eser yer almaktadır.

Müzemizde 1800’lü yıllardan kalma oyuncakların yanı sıra, Ümran Baradan’ın dünyanın çeşitli ülkelerinden edindiği oyuncakların olduğu özel koleksiyonu içerisinde yer alan eserlerin dışında ; İlk gerçek saçlı bebek”, Mickey Mouse’un ilham kaynağı olan “Micky fare”, sinemanın atası olan “Laterna Magica” ve bunlar gibi daha birçok ilklerden olan bebek evleri, arabalar, peluş oyuncaklar, masal kahramanları gibi oyuncaklar sergilenmektedir.

Bebek evleri

Günümüzde en zor bulunan oyuncak çeşitlerinden bir tanesi olan bebek evleri, içerdikleri birbirinden farklı figürler nedeniyle bunlarla oynayan çocukların düşlerini zenginleştiren, yaratıcılıklarını geliştiren ve onlara paylaşımcılığı öğreten bir özellik taşırlar.

Bebek evlerinin ilk ortaya çıkışı 16. yüzyıla dayanır. Almanya’da ve Hollanda’da varlıklı ailelerin evlerini süsleyen bu minyatür evler, önceleri oyuncak olarak tasarlanmamışlardır. Bunlar dekoratif amaçlı olup, o dönemin malikânelerindeki yaşam biçimlerini sergilemektedirler. Bu dönemlerde üretilen bebek evleri, içerdikleri aksesuarlar çok küçük ve çocukların oynamaları sakıncalı görüldüğü için camekânlı dolaplar içinde sergilenmekteydi. Sonraki yıllarda çocukların oynamaları için üretilmeye başlamıştır.

Lehman oyuncakları

Dünya oyuncak tarihinde Lehmann olarak bilinen ve en gözde antika oyuncaklar arasında yer alan teneke figürler, Ernst Paul Lehmann tarafından 1881 yılında Brandenbug, Almanya’da kurulan fabrikada üretilmeye başlamıştır. Bir düş gezgini olarak ünlenen Paul Lehmann, tasarladığı oyuncaklara toplumların sosyal,ekonomik ve kültürel yapılarını yansıtmıştır. Lehmann oyuncaklarının ünlü logosu , teneke oyuncak preslemesinde kullanılan metal bir aletin içinde, Ernst Paul Lehmann’ın baş harflerini içeren bir figürdür.

Nuhun gemisi

İngiltere’de Viktorya döneminde aile büyükleri çocukların pazar günleri, dini nedenlerle Nuh’un gemisi dışında kalan oyuncaklarla oynamalarının günah olduğuna inanmaktaydılar.

Müze’de Eğitim ve Etkinlikler

Müzemizde yıl boyunca çocuklar ile Karagöz-Hacivat tasvir atölyesi ve gösterimi düzenlenmektedir. Aynı zamanda yaş gruplarına göre planlanan müze eğitim etkinlikleri de uygulanmaktadır.

Yıl içerisinde gerçekleştirilen müze eğitimi ve etkinlikler için web sitemizi takip edebilirsiniz.

Ödüllerimiz

Mahalli İdareler Araştırma ve Geliştirme Derneği’nin 2010 yılında düzenlediği “Üretken Belediye Proje Yarışması’nda; Sosyo- Ekonomik ve Kültürel Projeler dalında, Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi ile birincilik ödülüne layık görüldük.

Avrupa Müze Akademisi’nin (EMA- European Museum Academy) her yıl düzenlediği “Çocuk Müzeleri” yarışması kapsamında 2014 yılında finale kalan başarılı müzelerden biri seçildik.

Uluslararası Projeler

27 Ekim 2011 ve 27 Kasım 2012 tarihleri arasında AB Türkiye Kültürlerarası Diyalog Kültür ve Sanat & Müzeler Hibe Programı projeleri kapsamında Polonya’daki KİELCE müzesi ile ortaklaşa gerçekleştirilen “Tarihin Tanıkları OYUNCAKLAR” projesi ile Avrupa Birliği ülkeleri ve Türkiye arasında karşılıklı kültürel önyargıların bertaraf edilmesine yardımcı olmak, karşılıklı anlayış ve diyaloğun gelişmesine kolaylık sağlamak, oyuncak müzeleri arasındaki diyaloğu geliştirip sürdürülebilir ortaklık oluşmasını sağlamak hedeflenmiştir. Bu çalışma kapsamında KİELCE oyuncak müzesi ile müzemiz arasında kardeş müze anlaşması yapıldı.

Oyun ve Oyuncak Müzesi Pazartesi günleri haricinde mesai saatlerinde ziyarete açıktır.

“Müzeler, bir ulusun kimliği olma misyonunu taşımasının yanı sıra aynı zamanda uygarlıkları bize bırakan insanların zevklerinin, sevdalarının, düşüncelerinin, inançlarının, davranışlarının, yaşam tarzlarının korunduğu ve bu mirasın geleceğe taşındığı mekanlardır. Geleceği görebilmek için geçmişi bilmek, bir başka deyişle yarınları sadece bugünün değil, geçmişin üzerine de inşa etmek gerekir ki, bu da tarihi yaşatan ve unutturmayan müzelerle sağlanabilir.”

M. Kemal ATATÜRK

ÜMRAN BARADAN KİMDİR?

Seramik sanatçısı, ressam, yazar (D. 4 Şubat 1945, İzmir – Ö. 3
Mart 2011, İzmir). Şair İsmail Hakkı Baradan dedesi, besteci Ali Ulvi
Baradan babası, aktör Hüseyin Baradan amcası, televizyon
programcısı Uğur Dündar damadıdır. Baba tarafı 1913’te Girit’ten,
anne tarafı Selanik’ten İzmir’e yerleşmiştir. Ümran Baradan, İzmir
Alsancak Gazi İlkokulu, İzmir Kız Lisesi ve Ankara Üniversitesi DTCF’yi
bitirdikten sonra Viyana Bildendenn Güzel Sanatlar Fakültesinde
(burslu olarak) okudu. Burada Prof. Andrea Lehmann’ın öğrencisi
oldu. Sanatçı, daha sonra Amerikan hükümetince, tıp kitaplarına
resim çizmek üzere Amerika’ya götürüldü. ABD’de 1961-68 arası,
kanser tedavisinde radyoterapiyi bulan Prof. J. Q. Max_eld’le birlikte
çalışarak bugünkü X ışını ile tedavi kitabının resimlerini çizdi.
Lise yıllarından itibaren resim yaptı, çanak-çömlek atölyelerinde
deneyimlerini ilerletti. 1964’te Ankara Fransız Kültür Merkezinde,
1967’de Dallas’ta, 1968’de New York’ta, 1973’te İstanbul Harbiye
Galerisinde resim sergileri açtı. Eskişehir Anadolu, Bursa Uludağ,
İzmir Dokuz Eylül, Dallas SMU, Tahran üniversitelerinde konferanslar
verdi. 21.Yüzyıl Çinileri adlı kitabı Almanca ve İngilizceye çevrildi.
1994’e kadar Uluslararası Sanatçılar Derneği Türkiye Temsilciliğini
yapan Ümran Baradan, 1995’ten itibaren Uluslararası Kadınlar
Dayanışma Birliğinin genel başkanlığını yürüten ilk Türk kadını oldu.
Sanatçılara destek olmak için bir Yaz-Sanat Okulu kurdu, uluslararası
resim ve heykel yarışması açtı. 1975’te birkaç gayrimenkulunu
satarak Çiniliköy’ü ve Ümran Baradan Anadolu Güzel Sanatlar
Lisesini kurdu. 1969’da İran Nakkaşlar Derneği, 1970’te Dallas SMU
Üniversite öğrencileri, 1989’da Uluslararası Sanatçılar Derneği (New
York) şeref üyeliklerine seçildi. 1994 yılında Uluslararası Kadınlar
Merkezi (Finlandiya) Başkanlığınca 20. yüzyılın başarılı 100
kadınından biri olarak gösterildi. IWSA (Uluslararası Kadınlar
Dayanışma Birliğinin) Dünya Genel başkanı oldu. 3 Mart 2011 günü
İzmir’de öldü.
“Ümran Baradan, tanıdığım en mert, sanatçı olarak doğmuş,
sanatçı olarak ölecek bir insandır.” (Şadan Gökovalı)
ESERLERİ:
Sanat İlan-ı Aşk’tır, 21.Yüzyıl Çinileri, Sanatla Yaşam.
KAYNAK: İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar
ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2007, 2009), Türkiye Yazarlar Birliği
/ Türkiye Kültür Sanat Yıllığı (2012).

 

12 thoughts on “İZMİR OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ

  1. Etkileyici,okurken bi an bile olsa geçmişe gitmek tebessüm etmek paha biçilemez.Sonra da yozlaşmış bir gençliğe bakıp uzun uzun düşünmek.Defalarca kendi kendimize şu soruyu sormak,biz nerede hata yaptık?Biz nerede hata yaptık?Biz nerede hata yaptık….Eline,kalemine sağlık kardeşim…

  2. Değerki yorumun için Teşekkür ederim meslektaşım ve kardeşim hasan savaş okuma oranlarının iyi olması ve değerlendirme yapılması beni çok mutlu etti yazımın kaynaklarından biride tc kültür ve turizim bakanlığı ve ayrıca izmir konak belediyesidir bu konuyu yazıda belirtmeyi unutmuşum malesef

  3. Bakıyorumda bizim dönem çok güzelmiş 80’ler, 90’lar ve 2000’li yılların başı çocukluğumuzun geçtiği yıllar… Az da olsa o duyguları hatırlamak güzeldi emeğinize sağlık..

  4. Hem eğlenceli,hem de bilgilendirici bir yazıydı,bizi çocukluğumuza görürsünüz Nuri Bey teşekkür ederim!

  5. Nuri Özmut Bu kadar yazıyı yazmak için bir dolu da araştırma yaptın he mi?
    Seni yürekten kutluyorum çocuk! Benim için zaten değerli bir dosttun. Bende ki değerin katlandı.
    Seni seviyordum çocuk. Şimdi daha çok seviyorum. Yüreğine sağlık, Emeğine bereket.

  6. Kültür Eğitim Projesi ( KEP) adı altında ; bu müzeyi çocuklar için eglenceli, oyunlar oynarak, gölge oyunularina aktif katilimlariyla, farkındalık yaratarak yüzlerce çocuk gezdirdim. Hatta cok küçük alanda olsa girişteki bekleme yerinde, sokak oyunları oynadık, basit el yapimı oyuncak bile yaptırdım. Maalesef yeri oto park etme açısindan zor bir yerde ve müze alanı “workshop ” yapmak için yetersiz. Yan binanın alınip genisletilmesi gerekir. Sunay Akın’a – Eski Konak Belediye başkanı Hakan beye yeniden BUTİK MÜZE profosyenliğinde yapılandırmalarından dolayı teşekkürler. Birde Müzeler de artık Müze eğitimi alanlar görevlendirilsin. Her daim gelişim ve aktif kılınmalı. Yazınız çok değerli, detayları içermesi anlamlı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir